Oyunun Çocuklar Üzerindeki Karşı Konulmaz Gücü

Oyun, çocuğun dünyasında kendini ifade etmesinin ve yaratıcılığını geliştirmesinin yanı sıra aile ilişkilerini artırmak, beraber keyifli vakit geçirmek veya herhangi bir çatışma anında uzlaşma ortamını sağlamak için önemli bir aktivite.

Aynı zamanda çocuğunuzun sağlıklı gelişimine katkıda bulunan oyun, gündelik yaşamının da bir parçası olmalı. Oyunlar; çocuklarınızın yetişkin dünyasından uzaklaşmasına, istediği kuralları koyabilmesine ve kendi dünyası için kontrol duygusunu hissetmesine olanak sağlar. Bu sayede duygularını, düşüncelerini ve ihtiyaçlarını da bir şekilde dışa vururlar. Bir örnek üzerinden anlatmamız gerekirse; kardeşine kızan ya da onu kıskanan bir çocuğun oyun oynarken oyuncak bebeğine ceza vermesi onun duygu ve düşüncelerini gösterir. Bu sebeple; çocuk eğer kendine, çevreye veya oyuncaklarına zarar veriyorsa onu kendi dünyasında serbest bırakmalısınız.

Oyun, çocuklarınızın sosyalleşmesi için de çok iyi bir yol. Oyun sayesinde sosyalleşip, ‘ben’ ve ‘diğerleri’ kavramlarını anlayan çocuklar, paylaşmayı da oyun sayesinde öğrenir. Sıra beklemek, toplumun kurallarına uymak, başka birinin eşyasına saygı duymak ve buna benzer sosyal becerileri öğrenmesinde oyunun rolü oldukça fazla.

Son olarak, çocuğunuzun güvenli ve çok amaçlı kullanabileceği ahşap oyuncaklar, tahta bloklar ve lego gibi oyuncaklar çocuğunuzun hayal gücünün gelişiminde oldukça etkili olduğu için oyuncak satın alınacağı zamanlarda bu kriterleri karşılayan oyuncaklara önem verilip, öncelik gösterilmeli.